portrait

Melike Ozturk

Turkey

Translate From: English (EN)

Translate To: Turkish (TR)

757

Words Translated

0

Terms Translated

Melike’s Selected Translation Work

Terms and text shown below represent Melike’s contributions to TermWiki.com, a free terminology website and knowledge resource for the translation community.

English (EN)churn

The turnover of cable television subscribers due to disconnects and/or new subscribers.

Turkish (TR)dalgalanma

bağlantı kesiklikleri ya da yeni aboneler yüzünden kablolu televizyon abonelerinin azalması.

Advertising; Television advertising

English (EN)advertiser funded program

A TV program funded by an advertiser rather than the broadcaster.

Turkish (TR)reklamcı tarafından finanse edilen program

yayıncı yerine reklamcı tarafından finance edilen televizyon programı.

Advertising; Television advertising

English (EN)plasmid

A genetic element that exists (or can exist) independently of the main DNA in the cell. In bacteria, plasmids can exist as small loops of DNA and be passed between cells independently.

Turkish (TR)plazmid

Hücredeki ana DNA'dan bağımsız olarak var olan(olabilen) genetik bir element. Bakteride, DNA'nın küçük düğümleri olarak var olabilirler ve bağımsız bir şekilde hücreler arasında geçiş yaparlar.

Archaeology; Evolution

English (EN)there's no accounting for taste

A saying used to say how difficult it is to understand why sb likes sb/sth that you do not like at all.

Turkish (TR)zevkler ve renkler tartışılmaz

Birinin sizin sevmediğiniz bir şeyi neden sevdiğini anlamanın ne kadar zor olduğunu göstermek için söylenen özlü söz.

Culture; People

English (EN)regimes of truth

Configurations of knowledge that “count as truth” under determinate historical conditions.

Turkish (TR)gerçeklik rejimi

belli tarihi koşullar altında 'doğru sayılan' bilginin düzenlenmesi.

Literature; General

English (EN)locavore

A person whose diet focuses on foods grown and produced nearby, typically 100 miles.

Turkish (TR)locavore

Beslenme düzeni yakınlarda, genellikle 100 mil uzakta üretilen yiyeceklere odaklı kişi.

Culture; People

English (EN)direct-to-home (DTH)

Households receive satellite transmission directly without the intermediary of cable transmission.

Turkish (TR)doğrudan eve yayın

ev sahipleri iletim kablolarının aracılığı olmadan direkt uydu iletişimini alırlar.

Advertising; Television advertising

English (EN)readerly

Barthes argues that most texts are readerly texts. Such texts are associated with classic texts that are presented in a familiar, linear, traditional manner, adhering to the status quo in style and content. Meaning is fixed and pre-determined so that the ...

Turkish (TR)okunabilir

Barthes, çoğu metinin okunabilir metin olduklarını savunur. Bu tür metinler, biçim ve içerikte mevcut duruma bağlı kalarak alışılmış, doğrusal ve geleneksel bir biçimde sunulan klasik metinlerle alakalıdır. Anlam, okuyucunun sadece bilgiyi alabilmesi için ...

Literature; General

English (EN)demi-sec

In the language of Champagne, a term relating to sweetness. It can be misleading; although demi-sec means half-dry, demi-sec sparkling wines are usually slightly sweet to medium sweet.

Turkish (TR)orta sek şarap

Şampanya dilinde, tatlılıkla alakalı bir terim. Yanıltıcı olabilir. Çünkü orta sek yarı sek anlamına geliyor olmasına rağmen, orta sek köpüklü şaraplar genelde orta tatlı şaraplardan birazcık daha tatlıdırlar.

Beverages; Wine

English (EN)wabi-sabi

A japanese word for an aesthetic centered on the acceptance of the imperfection and transience of all things.

Turkish (TR)wabi-sabi

Her şeyin faniliğinin ve eksikliğinin kabulüne odaklanmış estetiği belirten Japonca bir kelime.

Art history; Visual arts