Terms and text shown below represent Melike’s contributions to TermWiki.com, a free terminology website and knowledge resource for the translation community.
TV sets are connected by a wired transmission system provided by a cable operator serving multiple premises.
televizyon takımları, çok katlı binalara hizmet eden kablo işletmecisi tarafından sağlanan kablolu iletim sistemi ile bağlanır.
The process of slowly inviting air into a decanter while separating sediment from the wine. Especially important for older wine.
İçmeye başlamadan önce tortuyu şaraptan ayırma işlemi. Şarabı yavaşça ve dikkatlice şişesinden bir kaba dökerek yapılır.
The field of anthropology that tries to learn about how people in different cultures categorize things in their environment. The focus is on emic categories. This data provides important insights into the interests, concerns, and values of cultures.
Antropolojinin farklı kültürlerdeki insanların çevrelerindeki şeyleri nasıl sınıflandırdıklarını öğrenmeye çalışan alanı. Etik kategorileri odak alanıdır. Bu bilgi, ilgilerin, kaygıların ve kültür değerlerinin iç yüzünün anlaşılmasını ...
The turnover of cable television subscribers due to disconnects and/or new subscribers.
bağlantı kesiklikleri ya da yeni aboneler yüzünden kablolu televizyon abonelerinin azalması.
For an object orbiting the sun, the point (distance and time) where/when the object is furthest from the sun in its elliptical orbit.
Güneşin yörüngesinde dönen bir nesne için, nesnenin oval yörüngesinde güneşten en uzak olduğu yer/zamandır.
The addition of sugar to juice before and/or during fermentation, used to boost sugar levels in underripe grapes and alcohol levels in the subsequent wines. Common in northern European countries, where the cold climates may keep grapes from ripening, but ...
Şarabı mayaladıktan önce ve mayalama işlemi sırasında şeker eklenmesi. Olmamış üzümün şeker seviyesini ve şaraptaki alkol miktarını arttırmak için kullanılır. Soğuk iklimin üzümlerin olgunlaşmasını engellediği Kuzey Avrupa ülkelerinde yaygındır, fakat Güney ...
A saying used to say how difficult it is to understand why sb likes sb/sth that you do not like at all.
Birinin sizin sevmediğiniz bir şeyi neden sevdiğini anlamanın ne kadar zor olduğunu göstermek için söylenen özlü söz.
A japanese word for an aesthetic centered on the acceptance of the imperfection and transience of all things.
Her şeyin faniliğinin ve eksikliğinin kabulüne odaklanmış estetiği belirten Japonca bir kelime.
The act or attempt to systematically destroy another people's ethnicity or culture. Usually the term ethnocide is applied to intentional acts resulting in culture death. The legalized "kidnapping" of native american children so that they could be educated as ...
Başka insanların etnik kökenlerini ya da kültürlerini sistemli olarak yok etme eylemi veya girişimi. 'Kültür-kırım' terimi genelde bir kültürün yok olmasıyla sonuçlanan kasti eylemleri içerir. 19. yy'ın sonları ve 20. yy'ın başlarında avrupalılaşmış canadalı ...
Known for the distinctive black-tents made of goats hair, the Belouch are a nomadic group inhabiting eastern Iran, western Pakistan and Southern Afghanistan. They speak a language related to Persian. Their weavings have a uniquely archaic look although some ...
Keçi tüyünden yapılan siyah çadırlarıyla bilinen Baloçlar, İran'ın doğusunda, Pakistan'ın batısında ve Afganistan'ın güneyinde yaşayan göçebe bir gruptur. Farsça'ya bağlı bir dili konuşurlar. Onlarınkiyle Afganistan'ın doğu kabileleri Timuri ve Aimaq'ın ...