portrait

Melike Ozturk

Turkey

Translate From: English (EN)

Translate To: Turkish (TR)

757

Words Translated

0

Terms Translated

Melike’s Selected Translation Work

Terms and text shown below represent Melike’s contributions to TermWiki.com, a free terminology website and knowledge resource for the translation community.

English (EN)plasmid

A genetic element that exists (or can exist) independently of the main DNA in the cell. In bacteria, plasmids can exist as small loops of DNA and be passed between cells independently.

Turkish (TR)plazmid

Hücredeki ana DNA'dan bağımsız olarak var olan(olabilen) genetik bir element. Bakteride, DNA'nın küçük düğümleri olarak var olabilirler ve bağımsız bir şekilde hücreler arasında geçiş yaparlar.

Archaeology; Evolution

English (EN)ukiyo-e

A japanese word meaning “pictures of the floating world. ” A movement in japanese painting and print making from the 16th to the 19th centuries. Prominent artists were masonobu, hokusai and hiroshige.

Turkish (TR)ukiyo-e

"Değişken dünyanın resimleri" anlamına gelen Japonca bir kelime. 16. yy ve 19. yy arasında Japon çizim ve baskı resimde bir akım. Önemli sanatçıları Masonobu, Hokusai ve Hiroshigedir.

Art history; Visual arts

English (EN)shear

The variation (usually the directional derivative) of a vector field along a given direction in space. The most frequent context for this concept is wind shear.

Turkish (TR)Şir

uzayda verilen yönergeler boyunca vektör alanın değişmesi(genelde yönlü türev). Bu kavram için en uygun bağlam rüzgar değişimidir.

Weather; Meteorology

English (EN)ascetism

Based on the belief that the spiritual and physical aspects of human life are separate and distinct, ascetism is a doctrine that promotes the development of the spirit through the denial of the body, especially its needs and pleasures, and involvement in the ...

Turkish (TR)asketizm

insan yaşamının ruhsal ve fiziksel özelliklerinin ayrı ve farklı oldukları inancına dayanan inanıştır. Asketizm, bedenin inkarıyla ruhun gelişimini, özellikle ihtiyaçlarını, arzularını, ve dünya hayatının sıradan hallerine katılımını destekleyen bir ...

Culture; Social media

English (EN)ethnoscience

The field of anthropology that tries to learn about how people in different cultures categorize things in their environment. The focus is on emic categories. This data provides important insights into the interests, concerns, and values of cultures.

Turkish (TR)etnobilim

Antropolojinin farklı kültürlerdeki insanların çevrelerindeki şeyleri nasıl sınıflandırdıklarını öğrenmeye çalışan alanı. Etik kategorileri odak alanıdır. Bu bilgi, ilgilerin, kaygıların ve kültür değerlerinin iç yüzünün anlaşılmasını ...

Anthropology; Cultural anthropology

English (EN)value

The relative darkness or lightness of a color. White represents the highest value, black the lowest, and greys all possible values in between. Every hue has an inherent value (e.g. The primary blue is of lower value than the primary yellow), though they may ...

Turkish (TR)değer

Bir rengin göreceli karanlığı ya da aydınlığı. Beyaz en yüksek değeri, siyah en düşüğü, gri ise aradaki mümkün bütün değerleri temsil eder. Beyazın, siyahın ya da grinin eklenmesiyle aydınlatılabilir ve karartılabilir olmalarına rağmen, her rengin kendine öz ...

Art history; Visual arts

English (EN)readerly

Barthes argues that most texts are readerly texts. Such texts are associated with classic texts that are presented in a familiar, linear, traditional manner, adhering to the status quo in style and content. Meaning is fixed and pre-determined so that the ...

Turkish (TR)okunabilir

Barthes, çoğu metinin okunabilir metin olduklarını savunur. Bu tür metinler, biçim ve içerikte mevcut duruma bağlı kalarak alışılmış, doğrusal ve geleneksel bir biçimde sunulan klasik metinlerle alakalıdır. Anlam, okuyucunun sadece bilgiyi alabilmesi için ...

Literature; General

English (EN)trumeau

trumeau, is the center post (the central) post of a medieval portal.

Turkish (TR)Orta sütun

trumeau, ortaçağ Portal Merkezi (Merkez) posta yazı olduğunu.

Art history; Visual arts

English (EN)regimes of truth

Configurations of knowledge that “count as truth” under determinate historical conditions.

Turkish (TR)gerçeklik rejimi

belli tarihi koşullar altında 'doğru sayılan' bilginin düzenlenmesi.

Literature; General

English (EN)decanting

The process of slowly inviting air into a decanter while separating sediment from the wine. Especially important for older wine.

Turkish (TR)şarabın sürahiye süzülerek tortularından arındırma işlemi

İçmeye başlamadan önce tortuyu şaraptan ayırma işlemi. Şarabı yavaşça ve dikkatlice şişesinden bir kaba dökerek yapılır.

Beverages; Wine