Terms and text shown below represent Melike’s contributions to TermWiki.com, a free terminology website and knowledge resource for the translation community.
Ornamental stone pattern work used in the upper parts of windows.
Pencerelerin üst kısımlarında kullanılan dekoratif taş motif işi.
The addition of sugar to juice before and/or during fermentation, used to boost sugar levels in underripe grapes and alcohol levels in the subsequent wines. Common in northern European countries, where the cold climates may keep grapes from ripening, but ...
Şarabı mayaladıktan önce ve mayalama işlemi sırasında şeker eklenmesi. Olmamış üzümün şeker seviyesini ve şaraptaki alkol miktarını arttırmak için kullanılır. Soğuk iklimin üzümlerin olgunlaşmasını engellediği Kuzey Avrupa ülkelerinde yaygındır, fakat Güney ...
The act or attempt to systematically destroy another people's ethnicity or culture. Usually the term ethnocide is applied to intentional acts resulting in culture death. The legalized "kidnapping" of native american children so that they could be educated as ...
Başka insanların etnik kökenlerini ya da kültürlerini sistemli olarak yok etme eylemi veya girişimi. 'Kültür-kırım' terimi genelde bir kültürün yok olmasıyla sonuçlanan kasti eylemleri içerir. 19. yy'ın sonları ve 20. yy'ın başlarında avrupalılaşmış canadalı ...
A genetic element that exists (or can exist) independently of the main DNA in the cell. In bacteria, plasmids can exist as small loops of DNA and be passed between cells independently.
Hücredeki ana DNA'dan bağımsız olarak var olan(olabilen) genetik bir element. Bakteride, DNA'nın küçük düğümleri olarak var olabilirler ve bağımsız bir şekilde hücreler arasında geçiş yaparlar.
TV sets are connected by a wired transmission system provided by a cable operator serving multiple premises.
televizyon takımları, çok katlı binalara hizmet eden kablo işletmecisi tarafından sağlanan kablolu iletim sistemi ile bağlanır.
Households receive satellite transmission directly without the intermediary of cable transmission.
ev sahipleri iletim kablolarının aracılığı olmadan direkt uydu iletişimini alırlar.
A saying used to say how difficult it is to understand why sb likes sb/sth that you do not like at all.
Birinin sizin sevmediğiniz bir şeyi neden sevdiğini anlamanın ne kadar zor olduğunu göstermek için söylenen özlü söz.
A person whose diet focuses on foods grown and produced nearby, typically 100 miles.
Beslenme düzeni yakınlarda, genellikle 100 mil uzakta üretilen yiyeceklere odaklı kişi.
A japanese word for an aesthetic centered on the acceptance of the imperfection and transience of all things.
Her şeyin faniliğinin ve eksikliğinin kabulüne odaklanmış estetiği belirten Japonca bir kelime.
Member of a council, esp. of a town or city.
Özellikle bir şehrin veya kentin meclis üyesi.