portrait

Melike Ozturk

Turkey

Translate From: English (EN)

Translate To: Turkish (TR)

757

Words Translated

0

Terms Translated

Melike’s Selected Translation Work

Terms and text shown below represent Melike’s contributions to TermWiki.com, a free terminology website and knowledge resource for the translation community.

English (EN)chaptalization

The addition of sugar to juice before and/or during fermentation, used to boost sugar levels in underripe grapes and alcohol levels in the subsequent wines. Common in northern European countries, where the cold climates may keep grapes from ripening, but ...

Turkish (TR)chaptalization

Şarabı mayaladıktan önce ve mayalama işlemi sırasında şeker eklenmesi. Olmamış üzümün şeker seviyesini ve şaraptaki alkol miktarını arttırmak için kullanılır. Soğuk iklimin üzümlerin olgunlaşmasını engellediği Kuzey Avrupa ülkelerinde yaygındır, fakat Güney ...

Beverages; Wine

English (EN)churn

The turnover of cable television subscribers due to disconnects and/or new subscribers.

Turkish (TR)dalgalanma

bağlantı kesiklikleri ya da yeni aboneler yüzünden kablolu televizyon abonelerinin azalması.

Advertising; Television advertising

English (EN)ethnoscience

The field of anthropology that tries to learn about how people in different cultures categorize things in their environment. The focus is on emic categories. This data provides important insights into the interests, concerns, and values of cultures.

Turkish (TR)etnobilim

Antropolojinin farklı kültürlerdeki insanların çevrelerindeki şeyleri nasıl sınıflandırdıklarını öğrenmeye çalışan alanı. Etik kategorileri odak alanıdır. Bu bilgi, ilgilerin, kaygıların ve kültür değerlerinin iç yüzünün anlaşılmasını ...

Anthropology; Cultural anthropology

English (EN)regimes of truth

Configurations of knowledge that “count as truth” under determinate historical conditions.

Turkish (TR)gerçeklik rejimi

belli tarihi koşullar altında 'doğru sayılan' bilginin düzenlenmesi.

Literature; General

English (EN)decanting

The process of slowly inviting air into a decanter while separating sediment from the wine. Especially important for older wine.

Turkish (TR)şarabın sürahiye süzülerek tortularından arındırma işlemi

İçmeye başlamadan önce tortuyu şaraptan ayırma işlemi. Şarabı yavaşça ve dikkatlice şişesinden bir kaba dökerek yapılır.

Beverages; Wine

English (EN)value

The relative darkness or lightness of a color. White represents the highest value, black the lowest, and greys all possible values in between. Every hue has an inherent value (e.g. The primary blue is of lower value than the primary yellow), though they may ...

Turkish (TR)değer

Bir rengin göreceli karanlığı ya da aydınlığı. Beyaz en yüksek değeri, siyah en düşüğü, gri ise aradaki mümkün bütün değerleri temsil eder. Beyazın, siyahın ya da grinin eklenmesiyle aydınlatılabilir ve karartılabilir olmalarına rağmen, her rengin kendine öz ...

Art history; Visual arts

English (EN)locavore

A person whose diet focuses on foods grown and produced nearby, typically 100 miles.

Turkish (TR)locavore

Beslenme düzeni yakınlarda, genellikle 100 mil uzakta üretilen yiyeceklere odaklı kişi.

Culture; People

English (EN)ethnocide

The act or attempt to systematically destroy another people's ethnicity or culture. Usually the term ethnocide is applied to intentional acts resulting in culture death. The legalized "kidnapping" of native american children so that they could be educated as ...

Turkish (TR)kültür-kırım

Başka insanların etnik kökenlerini ya da kültürlerini sistemli olarak yok etme eylemi veya girişimi. 'Kültür-kırım' terimi genelde bir kültürün yok olmasıyla sonuçlanan kasti eylemleri içerir. 19. yy'ın sonları ve 20. yy'ın başlarında avrupalılaşmış canadalı ...

Anthropology; Cultural anthropology

English (EN)councilman

Member of a council, esp. of a town or city.

Turkish (TR)meclis üyesi

Özellikle bir şehrin veya kentin meclis üyesi.

Culture; People

English (EN)wabi-sabi

A japanese word for an aesthetic centered on the acceptance of the imperfection and transience of all things.

Turkish (TR)wabi-sabi

Her şeyin faniliğinin ve eksikliğinin kabulüne odaklanmış estetiği belirten Japonca bir kelime.

Art history; Visual arts