portrait

Melike Ozturk

Turkey

Translate From: English (EN)

Translate To: Turkish (TR)

757

Words Translated

0

Terms Translated

Melike’s Selected Translation Work

Terms and text shown below represent Melike’s contributions to TermWiki.com, a free terminology website and knowledge resource for the translation community.

English (EN)readerly

Barthes argues that most texts are readerly texts. Such texts are associated with classic texts that are presented in a familiar, linear, traditional manner, adhering to the status quo in style and content. Meaning is fixed and pre-determined so that the ...

Turkish (TR)okunabilir

Barthes, çoğu metinin okunabilir metin olduklarını savunur. Bu tür metinler, biçim ve içerikte mevcut duruma bağlı kalarak alışılmış, doğrusal ve geleneksel bir biçimde sunulan klasik metinlerle alakalıdır. Anlam, okuyucunun sadece bilgiyi alabilmesi için ...

Literature; General

English (EN)there's no accounting for taste

A saying used to say how difficult it is to understand why sb likes sb/sth that you do not like at all.

Turkish (TR)zevkler ve renkler tartışılmaz

Birinin sizin sevmediğiniz bir şeyi neden sevdiğini anlamanın ne kadar zor olduğunu göstermek için söylenen özlü söz.

Culture; People

English (EN)demi-sec

In the language of Champagne, a term relating to sweetness. It can be misleading; although demi-sec means half-dry, demi-sec sparkling wines are usually slightly sweet to medium sweet.

Turkish (TR)orta sek şarap

Şampanya dilinde, tatlılıkla alakalı bir terim. Yanıltıcı olabilir. Çünkü orta sek yarı sek anlamına geliyor olmasına rağmen, orta sek köpüklü şaraplar genelde orta tatlı şaraplardan birazcık daha tatlıdırlar.

Beverages; Wine

English (EN)plasmid

A genetic element that exists (or can exist) independently of the main DNA in the cell. In bacteria, plasmids can exist as small loops of DNA and be passed between cells independently.

Turkish (TR)plazmid

Hücredeki ana DNA'dan bağımsız olarak var olan(olabilen) genetik bir element. Bakteride, DNA'nın küçük düğümleri olarak var olabilirler ve bağımsız bir şekilde hücreler arasında geçiş yaparlar.

Archaeology; Evolution

English (EN)wabi-sabi

A japanese word for an aesthetic centered on the acceptance of the imperfection and transience of all things.

Turkish (TR)wabi-sabi

Her şeyin faniliğinin ve eksikliğinin kabulüne odaklanmış estetiği belirten Japonca bir kelime.

Art history; Visual arts

English (EN)decanting

The process of slowly inviting air into a decanter while separating sediment from the wine. Especially important for older wine.

Turkish (TR)şarabın sürahiye süzülerek tortularından arındırma işlemi

İçmeye başlamadan önce tortuyu şaraptan ayırma işlemi. Şarabı yavaşça ve dikkatlice şişesinden bir kaba dökerek yapılır.

Beverages; Wine

English (EN)value

The relative darkness or lightness of a color. White represents the highest value, black the lowest, and greys all possible values in between. Every hue has an inherent value (e.g. The primary blue is of lower value than the primary yellow), though they may ...

Turkish (TR)değer

Bir rengin göreceli karanlığı ya da aydınlığı. Beyaz en yüksek değeri, siyah en düşüğü, gri ise aradaki mümkün bütün değerleri temsil eder. Beyazın, siyahın ya da grinin eklenmesiyle aydınlatılabilir ve karartılabilir olmalarına rağmen, her rengin kendine öz ...

Art history; Visual arts

English (EN)chaptalization

The addition of sugar to juice before and/or during fermentation, used to boost sugar levels in underripe grapes and alcohol levels in the subsequent wines. Common in northern European countries, where the cold climates may keep grapes from ripening, but ...

Turkish (TR)chaptalization

Şarabı mayaladıktan önce ve mayalama işlemi sırasında şeker eklenmesi. Olmamış üzümün şeker seviyesini ve şaraptaki alkol miktarını arttırmak için kullanılır. Soğuk iklimin üzümlerin olgunlaşmasını engellediği Kuzey Avrupa ülkelerinde yaygındır, fakat Güney ...

Beverages; Wine

English (EN)Baluch

Known for the distinctive black-tents made of goats hair, the Belouch are a nomadic group inhabiting eastern Iran, western Pakistan and Southern Afghanistan. They speak a language related to Persian. Their weavings have a uniquely archaic look although some ...

Turkish (TR)Baloç

Keçi tüyünden yapılan siyah çadırlarıyla bilinen Baloçlar, İran'ın doğusunda, Pakistan'ın batısında ve Afganistan'ın güneyinde yaşayan göçebe bir gruptur. Farsça'ya bağlı bir dili konuşurlar. Onlarınkiyle Afganistan'ın doğu kabileleri Timuri ve Aimaq'ın ...

Culture; People

English (EN)community antenna television/cable television CATV

TV sets are connected by a wired transmission system provided by a cable operator serving multiple premises.

Turkish (TR)ortak antenli televizyon/kablolu televizyon

televizyon takımları, çok katlı binalara hizmet eden kablo işletmecisi tarafından sağlanan kablolu iletim sistemi ile bağlanır.

Advertising; Television advertising