portrait

Melike Ozturk

Turkey

Translate From: English (EN)

Translate To: Turkish (TR)

757

Words Translated

0

Terms Translated

Melike’s Selected Translation Work

Terms and text shown below represent Melike’s contributions to TermWiki.com, a free terminology website and knowledge resource for the translation community.

English (EN)there's no accounting for taste

A saying used to say how difficult it is to understand why sb likes sb/sth that you do not like at all.

Turkish (TR)zevkler ve renkler tartışılmaz

Birinin sizin sevmediğiniz bir şeyi neden sevdiğini anlamanın ne kadar zor olduğunu göstermek için söylenen özlü söz.

Culture; People

English (EN)wabi-sabi

A japanese word for an aesthetic centered on the acceptance of the imperfection and transience of all things.

Turkish (TR)wabi-sabi

Her şeyin faniliğinin ve eksikliğinin kabulüne odaklanmış estetiği belirten Japonca bir kelime.

Art history; Visual arts

English (EN)value

The relative darkness or lightness of a color. White represents the highest value, black the lowest, and greys all possible values in between. Every hue has an inherent value (e.g. The primary blue is of lower value than the primary yellow), though they may ...

Turkish (TR)değer

Bir rengin göreceli karanlığı ya da aydınlığı. Beyaz en yüksek değeri, siyah en düşüğü, gri ise aradaki mümkün bütün değerleri temsil eder. Beyazın, siyahın ya da grinin eklenmesiyle aydınlatılabilir ve karartılabilir olmalarına rağmen, her rengin kendine öz ...

Art history; Visual arts

English (EN)demi-sec

In the language of Champagne, a term relating to sweetness. It can be misleading; although demi-sec means half-dry, demi-sec sparkling wines are usually slightly sweet to medium sweet.

Turkish (TR)orta sek şarap

Şampanya dilinde, tatlılıkla alakalı bir terim. Yanıltıcı olabilir. Çünkü orta sek yarı sek anlamına geliyor olmasına rağmen, orta sek köpüklü şaraplar genelde orta tatlı şaraplardan birazcık daha tatlıdırlar.

Beverages; Wine

English (EN)ethnocide

The act or attempt to systematically destroy another people's ethnicity or culture. Usually the term ethnocide is applied to intentional acts resulting in culture death. The legalized "kidnapping" of native american children so that they could be educated as ...

Turkish (TR)kültür-kırım

Başka insanların etnik kökenlerini ya da kültürlerini sistemli olarak yok etme eylemi veya girişimi. 'Kültür-kırım' terimi genelde bir kültürün yok olmasıyla sonuçlanan kasti eylemleri içerir. 19. yy'ın sonları ve 20. yy'ın başlarında avrupalılaşmış canadalı ...

Anthropology; Cultural anthropology

English (EN)readerly

Barthes argues that most texts are readerly texts. Such texts are associated with classic texts that are presented in a familiar, linear, traditional manner, adhering to the status quo in style and content. Meaning is fixed and pre-determined so that the ...

Turkish (TR)okunabilir

Barthes, çoğu metinin okunabilir metin olduklarını savunur. Bu tür metinler, biçim ve içerikte mevcut duruma bağlı kalarak alışılmış, doğrusal ve geleneksel bir biçimde sunulan klasik metinlerle alakalıdır. Anlam, okuyucunun sadece bilgiyi alabilmesi için ...

Literature; General

English (EN)advertiser funded program

A TV program funded by an advertiser rather than the broadcaster.

Turkish (TR)reklamcı tarafından finanse edilen program

yayıncı yerine reklamcı tarafından finance edilen televizyon programı.

Advertising; Television advertising

English (EN)regimes of truth

Configurations of knowledge that “count as truth” under determinate historical conditions.

Turkish (TR)gerçeklik rejimi

belli tarihi koşullar altında 'doğru sayılan' bilginin düzenlenmesi.

Literature; General

English (EN)Baluch

Known for the distinctive black-tents made of goats hair, the Belouch are a nomadic group inhabiting eastern Iran, western Pakistan and Southern Afghanistan. They speak a language related to Persian. Their weavings have a uniquely archaic look although some ...

Turkish (TR)Baloç

Keçi tüyünden yapılan siyah çadırlarıyla bilinen Baloçlar, İran'ın doğusunda, Pakistan'ın batısında ve Afganistan'ın güneyinde yaşayan göçebe bir gruptur. Farsça'ya bağlı bir dili konuşurlar. Onlarınkiyle Afganistan'ın doğu kabileleri Timuri ve Aimaq'ın ...

Culture; People

English (EN)shear

The variation (usually the directional derivative) of a vector field along a given direction in space. The most frequent context for this concept is wind shear.

Turkish (TR)Şir

uzayda verilen yönergeler boyunca vektör alanın değişmesi(genelde yönlü türev). Bu kavram için en uygun bağlam rüzgar değişimidir.

Weather; Meteorology