portrait

Melike Ozturk

Turkey

Translate From: English (EN)

Translate To: Turkish (TR)

757

Words Translated

0

Terms Translated

Melike’s Selected Translation Work

Terms and text shown below represent Melike’s contributions to TermWiki.com, a free terminology website and knowledge resource for the translation community.

English (EN)demi-sec

In the language of Champagne, a term relating to sweetness. It can be misleading; although demi-sec means half-dry, demi-sec sparkling wines are usually slightly sweet to medium sweet.

Turkish (TR)orta sek şarap

Şampanya dilinde, tatlılıkla alakalı bir terim. Yanıltıcı olabilir. Çünkü orta sek yarı sek anlamına geliyor olmasına rağmen, orta sek köpüklü şaraplar genelde orta tatlı şaraplardan birazcık daha tatlıdırlar.

Beverages; Wine

English (EN)chaptalization

The addition of sugar to juice before and/or during fermentation, used to boost sugar levels in underripe grapes and alcohol levels in the subsequent wines. Common in northern European countries, where the cold climates may keep grapes from ripening, but ...

Turkish (TR)chaptalization

Şarabı mayaladıktan önce ve mayalama işlemi sırasında şeker eklenmesi. Olmamış üzümün şeker seviyesini ve şaraptaki alkol miktarını arttırmak için kullanılır. Soğuk iklimin üzümlerin olgunlaşmasını engellediği Kuzey Avrupa ülkelerinde yaygındır, fakat Güney ...

Beverages; Wine

English (EN)there's no accounting for taste

A saying used to say how difficult it is to understand why sb likes sb/sth that you do not like at all.

Turkish (TR)zevkler ve renkler tartışılmaz

Birinin sizin sevmediğiniz bir şeyi neden sevdiğini anlamanın ne kadar zor olduğunu göstermek için söylenen özlü söz.

Culture; People

English (EN)churn

The turnover of cable television subscribers due to disconnects and/or new subscribers.

Turkish (TR)dalgalanma

bağlantı kesiklikleri ya da yeni aboneler yüzünden kablolu televizyon abonelerinin azalması.

Advertising; Television advertising

English (EN)community antenna television/cable television CATV

TV sets are connected by a wired transmission system provided by a cable operator serving multiple premises.

Turkish (TR)ortak antenli televizyon/kablolu televizyon

televizyon takımları, çok katlı binalara hizmet eden kablo işletmecisi tarafından sağlanan kablolu iletim sistemi ile bağlanır.

Advertising; Television advertising

English (EN)aphelion

For an object orbiting the sun, the point (distance and time) where/when the object is furthest from the sun in its elliptical orbit.

Turkish (TR)günöte

Güneşin yörüngesinde dönen bir nesne için, nesnenin oval yörüngesinde güneşten en uzak olduğu yer/zamandır.

Astronomy; General astronomy

English (EN)councilman

Member of a council, esp. of a town or city.

Turkish (TR)meclis üyesi

Özellikle bir şehrin veya kentin meclis üyesi.

Culture; People

English (EN)ukiyo-e

A japanese word meaning “pictures of the floating world. ” A movement in japanese painting and print making from the 16th to the 19th centuries. Prominent artists were masonobu, hokusai and hiroshige.

Turkish (TR)ukiyo-e

"Değişken dünyanın resimleri" anlamına gelen Japonca bir kelime. 16. yy ve 19. yy arasında Japon çizim ve baskı resimde bir akım. Önemli sanatçıları Masonobu, Hokusai ve Hiroshigedir.

Art history; Visual arts

English (EN)Baluch

Known for the distinctive black-tents made of goats hair, the Belouch are a nomadic group inhabiting eastern Iran, western Pakistan and Southern Afghanistan. They speak a language related to Persian. Their weavings have a uniquely archaic look although some ...

Turkish (TR)Baloç

Keçi tüyünden yapılan siyah çadırlarıyla bilinen Baloçlar, İran'ın doğusunda, Pakistan'ın batısında ve Afganistan'ın güneyinde yaşayan göçebe bir gruptur. Farsça'ya bağlı bir dili konuşurlar. Onlarınkiyle Afganistan'ın doğu kabileleri Timuri ve Aimaq'ın ...

Culture; People

English (EN)locavore

A person whose diet focuses on foods grown and produced nearby, typically 100 miles.

Turkish (TR)locavore

Beslenme düzeni yakınlarda, genellikle 100 mil uzakta üretilen yiyeceklere odaklı kişi.

Culture; People