Terms and text shown below represent Melike’s contributions to TermWiki.com, a free terminology website and knowledge resource for the translation community.
A person whose diet focuses on foods grown and produced nearby, typically 100 miles.
Beslenme düzeni yakınlarda, genellikle 100 mil uzakta üretilen yiyeceklere odaklı kişi.
Households receive satellite transmission directly without the intermediary of cable transmission.
ev sahipleri iletim kablolarının aracılığı olmadan direkt uydu iletişimini alırlar.
The field of anthropology that tries to learn about how people in different cultures categorize things in their environment. The focus is on emic categories. This data provides important insights into the interests, concerns, and values of cultures.
Antropolojinin farklı kültürlerdeki insanların çevrelerindeki şeyleri nasıl sınıflandırdıklarını öğrenmeye çalışan alanı. Etik kategorileri odak alanıdır. Bu bilgi, ilgilerin, kaygıların ve kültür değerlerinin iç yüzünün anlaşılmasını ...
TV sets are connected by a wired transmission system provided by a cable operator serving multiple premises.
televizyon takımları, çok katlı binalara hizmet eden kablo işletmecisi tarafından sağlanan kablolu iletim sistemi ile bağlanır.
A TV program funded by an advertiser rather than the broadcaster.
yayıncı yerine reklamcı tarafından finance edilen televizyon programı.
A genetic element that exists (or can exist) independently of the main DNA in the cell. In bacteria, plasmids can exist as small loops of DNA and be passed between cells independently.
Hücredeki ana DNA'dan bağımsız olarak var olan(olabilen) genetik bir element. Bakteride, DNA'nın küçük düğümleri olarak var olabilirler ve bağımsız bir şekilde hücreler arasında geçiş yaparlar.
A japanese word meaning “pictures of the floating world. ” A movement in japanese painting and print making from the 16th to the 19th centuries. Prominent artists were masonobu, hokusai and hiroshige.
"Değişken dünyanın resimleri" anlamına gelen Japonca bir kelime. 16. yy ve 19. yy arasında Japon çizim ve baskı resimde bir akım. Önemli sanatçıları Masonobu, Hokusai ve Hiroshigedir.
A thin layer of diluted pigment used to increase the appearance of a shadow.
Gölgenin görünümünü arttırmak için kullanılan sulu boyanın ince bir tabakası.
A saying used to say how difficult it is to understand why sb likes sb/sth that you do not like at all.
Birinin sizin sevmediğiniz bir şeyi neden sevdiğini anlamanın ne kadar zor olduğunu göstermek için söylenen özlü söz.
The addition of sugar to juice before and/or during fermentation, used to boost sugar levels in underripe grapes and alcohol levels in the subsequent wines. Common in northern European countries, where the cold climates may keep grapes from ripening, but ...
Şarabı mayaladıktan önce ve mayalama işlemi sırasında şeker eklenmesi. Olmamış üzümün şeker seviyesini ve şaraptaki alkol miktarını arttırmak için kullanılır. Soğuk iklimin üzümlerin olgunlaşmasını engellediği Kuzey Avrupa ülkelerinde yaygındır, fakat Güney ...