portrait

Melike Ozturk

Turkey

Translate From: English (EN)

Translate To: Turkish (TR)

757

Words Translated

0

Terms Translated

Melike’s Selected Translation Work

Terms and text shown below represent Melike’s contributions to TermWiki.com, a free terminology website and knowledge resource for the translation community.

English (EN)community antenna television/cable television CATV

TV sets are connected by a wired transmission system provided by a cable operator serving multiple premises.

Turkish (TR)ortak antenli televizyon/kablolu televizyon

televizyon takımları, çok katlı binalara hizmet eden kablo işletmecisi tarafından sağlanan kablolu iletim sistemi ile bağlanır.

Advertising; Television advertising

English (EN)readerly

Barthes argues that most texts are readerly texts. Such texts are associated with classic texts that are presented in a familiar, linear, traditional manner, adhering to the status quo in style and content. Meaning is fixed and pre-determined so that the ...

Turkish (TR)okunabilir

Barthes, çoğu metinin okunabilir metin olduklarını savunur. Bu tür metinler, biçim ve içerikte mevcut duruma bağlı kalarak alışılmış, doğrusal ve geleneksel bir biçimde sunulan klasik metinlerle alakalıdır. Anlam, okuyucunun sadece bilgiyi alabilmesi için ...

Literature; General

English (EN)direct-to-home (DTH)

Households receive satellite transmission directly without the intermediary of cable transmission.

Turkish (TR)doğrudan eve yayın

ev sahipleri iletim kablolarının aracılığı olmadan direkt uydu iletişimini alırlar.

Advertising; Television advertising

English (EN)shear

The variation (usually the directional derivative) of a vector field along a given direction in space. The most frequent context for this concept is wind shear.

Turkish (TR)Şir

uzayda verilen yönergeler boyunca vektör alanın değişmesi(genelde yönlü türev). Bu kavram için en uygun bağlam rüzgar değişimidir.

Weather; Meteorology

English (EN)ethnocide

The act or attempt to systematically destroy another people's ethnicity or culture. Usually the term ethnocide is applied to intentional acts resulting in culture death. The legalized "kidnapping" of native american children so that they could be educated as ...

Turkish (TR)kültür-kırım

Başka insanların etnik kökenlerini ya da kültürlerini sistemli olarak yok etme eylemi veya girişimi. 'Kültür-kırım' terimi genelde bir kültürün yok olmasıyla sonuçlanan kasti eylemleri içerir. 19. yy'ın sonları ve 20. yy'ın başlarında avrupalılaşmış canadalı ...

Anthropology; Cultural anthropology

English (EN)ascetism

Based on the belief that the spiritual and physical aspects of human life are separate and distinct, ascetism is a doctrine that promotes the development of the spirit through the denial of the body, especially its needs and pleasures, and involvement in the ...

Turkish (TR)asketizm

insan yaşamının ruhsal ve fiziksel özelliklerinin ayrı ve farklı oldukları inancına dayanan inanıştır. Asketizm, bedenin inkarıyla ruhun gelişimini, özellikle ihtiyaçlarını, arzularını, ve dünya hayatının sıradan hallerine katılımını destekleyen bir ...

Culture; Social media

English (EN)regimes of truth

Configurations of knowledge that “count as truth” under determinate historical conditions.

Turkish (TR)gerçeklik rejimi

belli tarihi koşullar altında 'doğru sayılan' bilginin düzenlenmesi.

Literature; General

English (EN)aphelion

For an object orbiting the sun, the point (distance and time) where/when the object is furthest from the sun in its elliptical orbit.

Turkish (TR)günöte

Güneşin yörüngesinde dönen bir nesne için, nesnenin oval yörüngesinde güneşten en uzak olduğu yer/zamandır.

Astronomy; General astronomy

English (EN)ukiyo-e

A japanese word meaning “pictures of the floating world. ” A movement in japanese painting and print making from the 16th to the 19th centuries. Prominent artists were masonobu, hokusai and hiroshige.

Turkish (TR)ukiyo-e

"Değişken dünyanın resimleri" anlamına gelen Japonca bir kelime. 16. yy ve 19. yy arasında Japon çizim ve baskı resimde bir akım. Önemli sanatçıları Masonobu, Hokusai ve Hiroshigedir.

Art history; Visual arts

English (EN)locavore

A person whose diet focuses on foods grown and produced nearby, typically 100 miles.

Turkish (TR)locavore

Beslenme düzeni yakınlarda, genellikle 100 mil uzakta üretilen yiyeceklere odaklı kişi.

Culture; People