Terms and text shown below represent Melike’s contributions to TermWiki.com, a free terminology website and knowledge resource for the translation community.
trumeau, is the center post (the central) post of a medieval portal.
trumeau, ortaçağ Portal Merkezi (Merkez) posta yazı olduğunu.
A japanese word for an aesthetic centered on the acceptance of the imperfection and transience of all things.
Her şeyin faniliğinin ve eksikliğinin kabulüne odaklanmış estetiği belirten Japonca bir kelime.
Configurations of knowledge that “count as truth” under determinate historical conditions.
belli tarihi koşullar altında 'doğru sayılan' bilginin düzenlenmesi.
The field of anthropology that tries to learn about how people in different cultures categorize things in their environment. The focus is on emic categories. This data provides important insights into the interests, concerns, and values of cultures.
Antropolojinin farklı kültürlerdeki insanların çevrelerindeki şeyleri nasıl sınıflandırdıklarını öğrenmeye çalışan alanı. Etik kategorileri odak alanıdır. Bu bilgi, ilgilerin, kaygıların ve kültür değerlerinin iç yüzünün anlaşılmasını ...
A baby boom is any period marked by a greatly increased birth rate.
Bebek patlaması doğum oranında büyük artışların damgasını vurduğu dönemdir.
Barthes argues that most texts are readerly texts. Such texts are associated with classic texts that are presented in a familiar, linear, traditional manner, adhering to the status quo in style and content. Meaning is fixed and pre-determined so that the ...
Barthes, çoğu metinin okunabilir metin olduklarını savunur. Bu tür metinler, biçim ve içerikte mevcut duruma bağlı kalarak alışılmış, doğrusal ve geleneksel bir biçimde sunulan klasik metinlerle alakalıdır. Anlam, okuyucunun sadece bilgiyi alabilmesi için ...
The relative darkness or lightness of a color. White represents the highest value, black the lowest, and greys all possible values in between. Every hue has an inherent value (e.g. The primary blue is of lower value than the primary yellow), though they may ...
Bir rengin göreceli karanlığı ya da aydınlığı. Beyaz en yüksek değeri, siyah en düşüğü, gri ise aradaki mümkün bütün değerleri temsil eder. Beyazın, siyahın ya da grinin eklenmesiyle aydınlatılabilir ve karartılabilir olmalarına rağmen, her rengin kendine öz ...
The act or attempt to systematically destroy another people's ethnicity or culture. Usually the term ethnocide is applied to intentional acts resulting in culture death. The legalized "kidnapping" of native american children so that they could be educated as ...
Başka insanların etnik kökenlerini ya da kültürlerini sistemli olarak yok etme eylemi veya girişimi. 'Kültür-kırım' terimi genelde bir kültürün yok olmasıyla sonuçlanan kasti eylemleri içerir. 19. yy'ın sonları ve 20. yy'ın başlarında avrupalılaşmış canadalı ...
A saying used to say how difficult it is to understand why sb likes sb/sth that you do not like at all.
Birinin sizin sevmediğiniz bir şeyi neden sevdiğini anlamanın ne kadar zor olduğunu göstermek için söylenen özlü söz.
Ornamental stone pattern work used in the upper parts of windows.
Pencerelerin üst kısımlarında kullanılan dekoratif taş motif işi.